Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

normal_postGönderen Konu: O Dönemdeki Pazarlarda Uygulanan Resmî Fiyatlar  (Okunma sayısı 1468 defa)

  • turban
Ümmü
Çevrimdışı
*
Bismillahirrahmanirrrahim
İleti: 502
Teşekkür Aldı 32

 

O Dönemdeki Pazarlarda Uygulanan Resmî Fiyatlar

1677. Dirhem ve dinar’ın satın alma gücünün daha iyi anlaşılabilmesi için, önceki bölümlerde sizlere Mekke valisinin günlük l dirhem (ayda 30 dirhem) tutarında maaş aldığını ve kendisin de bunu yeterli gördüğünü belirtmiştik. Kasıtsız (kaza ile) birinin ölümüne neden olunduğu takdirde, fidye (kan bedeli) olarak 100 deve ödemek gerekiyordu. Öğrendiğimiz kadarıyla, Bedir savaşında esir düşenlere biçilen fidye tutarı, kişi başına 4.000 dirhem idi ve bu esirler arasında bulunan bir silâh tüccarı, 1.000 mızrak karşılığında serbest bırakılmıştı (yani bir mızrak 4 dirhem etmekteydi).

1678. Aşağıda, o günkü koşullarda tüketilen çeşitli tüketim maddelerinin fiyatlarıyla ilgili bilgileri bir araya getirmeye çalışacağız. Ancak, eldeki verilerin azlığı nedeniyle, bu konuda daha fazla çalışılması gerekmektedir. Öte yandan, alışverişler o devirde daha çok trampa yoluyla yapılmaktaydı: Örneğin, hurmaya karşılık elbise satın alma gibi... Bununla birlikte, bazen fiyatların para olarak gösterildiği de oluyordu.

1679. Koyun: Küçükbaş hayvanların fiyatı, anlaşıldığı kadarıyla yarım dinarla bir dinar arasında değişmekteydi. Bu konuyla ilgili olarak şu küçük olayı temel alıyoruz: Bir gün Resulullah, Urve el-Bârikî’ye bir dinar verip kendisi için bir erkek ya da bir dişi koyun almasını istedi. Urve önce bir dinar vererek iki dişi koyun aldı, sonra bu koyunlardan birini bir dinara satarak Resulullah’a bir dişi koyun ve bir dinar getirdi. Resulullah (AS) da kendisine böyle yararlı bir iş yaptığı için övgüler yağdırdı ve getirdiği bir dinarı fakirlere dağıttı. Getirilen dişi koyunu da bayramda kurban etti.571

1680. Deve ve Hecin devesi: Deve fiyatları hayvanın kalitesine, yaşına vs. göre son derece farklılıklar gösteriyordu. Aşağıdaki rivayetlerde 22 dirhemden 400 dirheme kadar varan fiyatlardan söz edilmektedir. Resulullah Medine’ye Hicret etmeye karar verdiğinde, Ebû Bekir, 800 dirhem karşılığında oldukça özellikli iki deve satın almış ve bunlardan birini 400 dirhem karşılığında Resulullah’a devretmiştir.572 Bir başka anlatıma göre, Bedir savaşı sırasında Mekkeli Umeyye ibn Halef, ulaştırma işlerinde kullanılmak üzere, “kendi sınıfında mevcut en iyi deveyi” 300 dirheme satın almıştır.573 Yine bir başka anlatıma göre, Câbir kendi devesini Resulullah’a bir ûkiye’ye (40 dirhem) bırakmıştı. Bu nakil İbn Hişâm’a aittir.574 Diğer kaynaklara göre bu devenin fiyatı bir, dört, ve hattâ beş ûkiye olarak nakledilmektedir;575 beş dinar, dört dinar ya da sadece iki dinar ve iki dirhem olduğunu söyleyenler de vardır.

1681. At: Resulullah (AS), Benû Fezâre’li bir Bedeviden, Sekb adını verdiği bir atı on ûkiye (400 dirhem) karşılığında satın almıştır.576

1682. Semer: Develerin sırtına vurulan semerin fiyatı 13 dirheme kadar çıkıyordu. Ebû Bekir bu fiyata bir tane satın almıştır.577

1683. Kalkan: Sıradan bir kalkanın değeri, Resulullah zamanında 3 dirhem ediyordu.578

1684. Balta: Aşağıdaki anlatımdan, baltanın fiyatının bir dirhem olduğu anlaşılmaktadır: Bir gün dilencinin biri Resulullah’ın huzuruna geldi. Resulullah (AS), kendisine sadaka vermek yerine, ondan elinde neyi varsa getirmesini istedi. Dilencinin sadece yere yatıp büründüğü bir örtüsü ve su içmek bir kâsesi vardı. Resulullah bu eşyaları açık artırma yoluyla sattı ve karşılığında iki dirhem elde etti. Daha sonra bu dirhemlerden birini dilenciye yiyecek alması için verdi, diğeri ile de bir balta satın aldı. Baltayı da dilenciye vererek, ormandan çalı çırpı kesmesini ve bunları şehirde satmasını, iki haftadan önce de kendisini görmeye gelmemesini tavsiye etti. Onbeş gün sonra dilenci, Resulullah’ı ziyarete gelerek kendisine, bu süre içinde on dirhem kazandığını, bunlarla giysi ve yiyecek satın aldığını anlattı. Resulullah (AS) şöyle buyurdu:

           “Bu, dilencilik etmekten ve Kıyamet Günü’nde bu nedenle mahcup duruma düşmekten daha iyi değil mi?”579

1685. Giysiler: Kendileriyle yapılan anlaşmaya göre Necrânlılar, her yıl belirli sayıda hulle (iki parçadan oluşan takım elbise) vermek zorunda idiler. Anlaşma metninde hulelu’l-evâkî terimi kullanılmıştır ki bunun anlamı, bir ûkiye ya da 40 dirhem değerinde elbise demektir.

1686. Köleler: Bunların fiyatları çok çeşitliydi. Buhârî, bir kölenin fiyatını bir yerde580 800 dirhem, bir başkasında581 ise 5 ûkiye (200 dirhem) olarak vermektedir. Kölenin mesleği, yaşı ve diğer bir takım özellikleri, fiyatının belirlenmesini büyük ölçüde etkilemekteydi.

1686/1. Meslekler: O dönemin “iktisadî hayatı” ile ilgili anlatım ve tasvirler, yapılan iş ve mesleklerin tanımlaması yapılmadığı takdirde eksik kalacaktır. Bu konuda özel bir araştırma yapmış olmamakla birlikte, şimdiye kadar edindiğimiz bilgi birikiminin ışığında ve herhangi bir kaynak gösterme imkânına sahip olmaksızın, o dönemle ilgili aklımızda kalan bazı meslek ve sanatlara ait bir isim listesi vermekle yetineceğiz. Bununla birlikte, Resulullah’ın bu konudaki genel yaklaşımı ile ilgili bir kaç söz söyleyerek işe başlayalım. İşte Sarahsî’de yer alan ve Müslümanın tutum ve davranışlarının dînen ve ahlaken güzelleştirilmesi ile ilgili küçük ve öğretici bir anlatım (bkz. Mebsût, XXX, 345, “Kesb” bölümü):

           “Bir gün Resulullah (AS), sahâbelerinden Sa’d ibn Mu’âz ile karşılaşarak onun elini sıktı. Elinde bir sertlik ve katılık hissetmesi üzerine bunun nedenini sordu. Sa’d da şöyle cevap verdi; ‘-Ey Allah’ın Elçisi! Benim mesleğim kazma ve kürek kullanmamı gerektiriyor; ailemi böyle geçindiriyorum. Elimdeki bu sertlik de bundan kaynaklanıyor! Resulullah (AS) derhal onun elini öptü ve şöyle dedi: “- Bunlar, Allah’ın sevdiği ve razı olduğu ellerdir.”

           Resulullah’ın binlerce hadisi arasından, onun ekonomi politikası hakkında bir fikir vermek üzere sadece şu birkaçına işaret edelim:

           “Allah, hayatını kazanmak için çalışan (ve kimseye yük olmayan) kimseyi sever.”

           “Dilencilik, her iki Dünya için de utanç verici bir şeydir.”

           “Dilenmektense, yakındaki bir ormana gidip odun kesmek ve onları sırtında bile olsa taşıyarak şehre getirip satmak daha hayırlıdır.”

           Bir gün, askerî bir sefer sırasında huzuruna bir sahâbe girerek kendisine şöyle dedi:

           “Ey Allah’ın Elçisi! Ben bu civarda, içinde oturmak üzere geniş bir mağara buldum; hattâ pek yakınında da bir su kaynağı da var. Bana izin ver de şu dünya hayatını terk edip buraya yerleşeyim; böylece insanların kötülüklerinden uzak bir şekilde, günlerimi Allah’a ibâdet ve O’nu zikretmekle geçireyim.”

           Resulullah onu, bu işi yapmaktan men etti ve gerçek İslâmî hayatın bu olmadığını söyledi. Şu meşhur anlatım ise, Buhârî’de en az on yerde geçmektedir (bk. 23/37, vs.):

           “Sa’d ibn Ebî Vakkas şöyle dedi: Veda Haccı’nın yapıldığı yıl çok ağır bir hastalığa yakalandım. Resulullah beni ziyarete geldiğinde ona şöyle dedim: “Çok hastayım; elimin altında büyük bir servet var ve bir kızımdan başka da hiç bir mirasçım yok. Servetimin üçte ikisini sadaka olarak verebilir miyim?” Bunun üzerine: “Hayır” diye karşılık verdi; “Peki ya yarısını?” dedim. Yine “Hayır!” diye cevap verdi; “Sadece üçte birini verebilirsin. Hatta bu bile çok sayılır. Senden sonra dilencilik yapacak mirasçılar bırakmaktansa, onları zengin halde bırakman daha hayırlı ve değerlidir.”

           Belli bir sıralamaya tâbi tutmadan, Resulullah’ın hayatı ile ilgili anlatımlarda geçen mesleklerin bir listesini şöyle verebiliriz:

Yazı yazma öğretmenliği

Kur’an öğretmenliği

Kur’ân âyetlerini çoğaltma, müstensihlik

Tercümanlık

Okur-yazar olmayan ya da az bilenler için hukukî belge düzenleme (istidacılık)

Hukuk danışmanlığı

Ölen kimsenin mirasını fıkıh kuralları doğrultusunda taksim etme

Marangozluk

Duvarcılık

Silah yapımcılığı (kılıç, ok, yay, mızrak, mancınık, deri zırhlı savaş arabası)

Gemi yapımcılığı

Çocuk oyuncağı ve beşik yapımcılığı

Tabiplik

Veteriner hekimlik

Genel cerrahlık ve sünnetçilik

Dağlamacılık

Ebelik

Vantuz çekiciliği

Dokumacılık

Kumaş tüccarlığı

Terzilik

Parfüm imal ve satımı

Gerçek değerini tespit etmek için madenî para tartıcılığı

Tüccarlık

Mezatçılık (açık artırmacılık)

Tellallık, simsarlık

Kasaplık

Tahtırevan ve yatak yapımcılığı

Kap-kacak yapımcılığı

Kuyumculuk ve Mücevhercilik

Boyacılık

Nakkaşlık

Hazır elbise satıcılığı

Deri tabakçılığı (Debbağlık)

Sahtiyancılık (deri eşya yapımcılığı)

Sepet, küfe, hasır yapımcılığı

Baş tıraşçılığı (özellikle Hac sırasında)

Kuyu açıcılığı (kuyu açmaya uygun yerlerin tesbiti)

Kuyudan su çekme ve taşıma, sakalık

Yük taşımacılığı, hamallık

Aşçılık

Kebapçılık

Fırıncılık

Berberlik

Sütanneliği

İplik eğiricilik

Şarkıcılık (kadın veya erkek)

Ağıtçılık

Rakkâselik

Koşuculuk (piyade ya da süvari)

Güreşçilik

Bankerlik-Tefecilik

Nakliyecilik

Otelcilik, pansiyonculuk

Kervancılık

Rehberlik

Çiftçilik

Çobanlık

Mezar kazıcılığı

           O dönemde yapılmakta olan meslekler bunlarla sınırlı olmayıp, listeyi daha da uzatmak mümkündür.

1687. Örnek olarak verdiğimiz bu bilgiler, bize o dönemin yaşam koşulları ve seviyesi hakkında genel bir fikir vermektedirler.

Linkback: http://www.dinogretmeni.com/ansiklopedik-bilgi/o-donemdeki-pazarlarda-uygulanan-resmi-fiyatlar-t2126.0.html



Bu konu için yorum bulunmuyor. İlk yorumu size yazmak istermisiniz?

Paylaş deliciousPaylaş diggPaylaş facebookPaylaş furlPaylaş linkedinPaylaş myspacePaylaş redditPaylaş stumblePaylaş technoratiPaylaş twitter
 

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kullanıcı Bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
  Yandex.Metrica